“Hiçbir şikayetim yok” demeyin!

“Hiçbir şikayetim yok” demeyin!
Tepki Ver

Dünya genelinde her yıl 2 milyon 600 binden fazla kişiye, sigaranın en önemli risk faktörü olduğu akciğer kanseri tanısı konuyor. Hastalık, aynı zamanda kansere bağlı ölümlerin de başlıca nedeni olmaya devam ediyor. Uzun yıllar daha çok erkeklerde rastlanan akciğer kanseri, son yıllarda kadınlarda da giderek daha önemli bir sağlık sorunu haline geldi. Öyle ki akciğer kanseri artık dünya çapında kadınlarda meme kanserinden sonra en sık görülen ikinci kanser konumunda. Türkiye’de de kadınlarda akciğer kanserinin görülme sıklığında dikkat çekici bir artış var. Sağlık Bakanlığı’nın ulusal kanser kayıtlarına göre, akciğer kanseri görülme sıklığı 2014 yılında yüz binde 8,7 iken 2018’de 10,9’a ulaştı. Bu tablo, 2014–2018 arasında yaklaşık yüzde 25’lik bir artışa karşılık geliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, akciğer kanserinin çoğu zaman ileri evreye kadar belirti vermeden ilerlemesi nedeniyle düzenli taramanın yaşamsal önem taşıdığını belirterek, “Dolayısıyla 50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara öyküsü bulunan kadınların düşük doz bilgisayarlı tomografiyle akciğer kanseri taraması yaptırmaları önerilmektedir” diyor.  Diğer yandan erken tanı ve tedavideki gelişmelerin hastalıkla mücadelede umut verdiğini  anlatan Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, “Günümüzde erken evrede yakalanan akciğer kanserinde cerrahi tedaviyle tam şifa mümkün olabilmektedir. Tedavide yaşanan önemli gelişmeler sayesinde ileri evre akciğer kanserinde de başarılı sonuçlar elde edilmektedir” diye konuşuyor. 

Kadın ve erkeklerdeki fark giderek azalıyor

Akciğer kanseri halen dünya genelinde erkeklerde daha sık rastlanıyor. Ancak kadınlar ve erkekler arasındaki farkın birçok ülkede giderek kapandığı görülüyor.  Öyle ki American Cancer Society’nin verilerine göre, ABD’de 2026 yılında yaklaşık 229 bin 410 yeni akciğer kanseri vakası bekleniyor. Bunların yaklaşık 110 bin 910’unun erkeklerde, 118 bin 500’ünün ise kadınlarda görüleceği düşünülüyor. Başka bir ifadeyle, ABD’de yeni akciğer kanseri tanılarının kadınlarda erkeklerden daha yüksek olacağı tahmin ediliyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, ancak bu bilgiler doğrultusunda  kadınlarda akciğer kanserinin her yerde arttığını söylemenin bilimsel olarak doğru olmadığını belirtiyor. Örneğin  American Cancer Society’nin 2026 verilerine göre, ABD’de akciğer kanserinin görülme sıklığı hem erkeklerde hem kadınlarda azalıyor; ancak 2013–2022 döneminde azalma erkeklerde yılda yaklaşık yüzde 3 iken kadınlarda yalnızca yüzde 1,3 olarak görülüyor. Kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığındaki düşüşün erkeklere göre daha yavaş olmasının temel nedenleri arasında, kadınların sigaraya erkeklerden daha geç başlaması ve sigarayı bırakma eğiliminin de daha geç ortaya çıkması gösteriliyor.

Akciğer kanseri genç kadınlarda erkekleri geçti

Kadınlarda akciğer kanseriyle ilgili en dikkat çekici bulgulardan biri ise genç yaş gruplarında görülüyor. Öyle ki ABD’de yapılan geniş çaplı araştırmada, 35 – 54 yaşları arasındaki genç kadınlarda akciğer kanserinin görülme sıklığının genç erkekleri geçtiği gösterildi. Özellikle genç kadınlarda erkeklere kıyasla akciğer kanseri görülme oranlarının daha yüksek olmasının sebepleri konusunda kesin bir açıklama bulunmuyor. Bu nedenle sigara dışındaki çevresel maruziyetlerin, biyolojik ve genetik farklılıkların da araştırılması önem taşıyor.

Kadınlarda artışın başlıca nedeni sigara!

Kadınlarda akciğer kanseri görülme sıklığının yükselmesinde sigara kullanımındaki artış başlıca nedeni oluşturuyor.  Tütün kullanımı hala hastalığın en önemli önlenebilir risk faktörü olmayı sürdürüyor. American Cancer Society’nin 2026 verileri, kadınlarda akciğer kanserinin yaklaşık yüzde 84’ünün sigara kullanımıyla ilişkili olduğunu gösteriyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, bu nedenle akciğer kanserinden korunmada en etkili önlemin sigaraya hiç başlamamak,  sigara kullananların ise bırakmaları olduğunu söylüyor. 

Sigara içmeyen kadınlar da risk altında

Sigara, akciğer kanserinin en önemli önlenebilir risk faktörü olmayı sürdürüyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, ancak sigaranın tek başına risk etkeni olmadığı uyarısında bulunarak, “Pasif sigara dumanı, hava kirliliği, radon, asbest ve diğer mesleki kanserojenler de akciğer kanserinin gelişimine katkıda bulunabilmektedir. Bunun yanı sıra  biyolojik ve genetik farklılıkların da özellikle kadınlarda akciğer kanseri riskini etkileyebileceği düşünülmektedir. Ancak bu ilişkinin altında yatan mekanizmalar henüz tam olarak açıklığa kavuşmuş değildir” diyor. Hiç sigara kullanmamış kadınlarda da akciğer kanserinin görülebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Erkan Kaba,  “Bu nedenle ‘sigara kullanmıyorum, dolayısıyla akciğer kanseri olmam’ düşüncesi doğru değildir.  Ayrıca, korunma açısından kişinin yalnızca kendisinin sigara içmemesi yeterli değildir; evde ve çalışma ortamında pasif sigara dumanına maruz kalmaması da önemlidir” uyarısında bulunuyor. 

Çoğunlukla ileri evreye dek belirti vermiyor

Uzun süren veya niteliği değişen öksürük, kanlı balgam, nefes darlığı, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık ve halsizlik, akciğer kanserinin en sık görülen sinyalleri arasında yer alıyor. Akciğer kanserinde belirtilerin kadınlarda ve erkeklerde benzer olduğunu belirten Prof. Dr. Erkan Kaba, “Burada asıl önemli nokta, erken evre akciğer kanserinin çoğu zaman hiçbir belirti vermeden ilerlemesidir. Bu nedenle belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek, erken tanı açısından doğru değildir” diye konuşuyor.  

“Hiçbir şikayetim yok” demeyin! 

Erken tanı akciğer kanserinde tedavinin şeklini ve en önemlisi hastanın yaşam şansını değiştirebiliyor. Prof. Dr. Erkan Kaba, erken tanı için özellikle yaş ve sigaraya bağlı risk faktörleri bulunan kadınların, “Ben kadınım, akciğer kanseri erkeklerde olur”, “Hiçbir şikâyetim yok” düşüncesiyle taramadan uzak durmamaları gerektiğini vurguluyor.   Yüksek risk grubundaki kadınlarda düşük doz bilgisayarlı tomografiyle yapılan akciğer kanseri taramasının yaşamsal önem taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Erkan Kaba, “50 yaşın üzerinde olan ve en az 20 yıl boyunca günde bir paket sigara öyküsü bulunan kadınların yılda bir kez düşük doz bilgisayarlı tomografiyle taranması, akciğer kanserinin erken saptanmasında kilit rol oynamaktadır” bilgisini veriyor.

Erken evrede tam şifa mümkün

Akciğer kanserinde tedavi; hastalığın histolojik tipine, evresine, moleküler özelliklerine ve hastanın genel durumuna göre planlanıyor. Erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinin tedavisinde temel yöntemlerden biri cerrahi oluyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Erkan Kaba, uygun hastalarda ameliyatların robotik cerrahi gibi minimal invaziv yöntemlerle gerçekleştirildiğini belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Cerrahinin yanı sıra kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ve hedefe yönelik tedaviler de uygulanmaktadır. Günümüzde erken evrede tespit edilen akciğer kanserinde tam şifa mümkün olabilmektedir. Son yıllarda özellikle immünoterapi ve moleküler hedefli tedavilerdeki gelişmeler sayesinde   ileri evre hastalarda dahi umut vadeden sonuçlar elde edilmektedir.” 

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yazar Profili

Kullanıcıya ait herhangi bir sosyal medya veya iletişim bilgisi bulunmamaktadır.

159 Yazı

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar